0 beğenilme 0 beğenilmeme
94 gösterim
Diğer kategorisinde

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
(415k puan)
 
En İyi Cevap
Kiymetli Kardeşim!
Bir mü'min hiç bir şekilde yaşadığı hayattan memnun olmamalı,
Çünkü,imtihan dünyasındayız.
Eğer ki bizlerin derdi,sıkıntısı dünya için ise buna değmez.
Eğer ki ahiret için ise bu sıkıntıların hepsi Allah'ın bir lütfüdür.
Kıymetli kardeşim!
Onça müslüman öldürülürken, Onca müslüman açlıktan ölürken,
Bizlerin, ayağına bir diken batınca ortalığı ayağa kaldırmaya çalışıyoruz ve isyan ediyoruz. Bu fani dünya için değmez.
Hiç sabır timsali hz.Eyyüb Aleyhisselam'ın kıssasını duymadınız mı;
Hani, rabbim kendine malında bolluk , çocuklarında bolluk ihsan etmişti.Şeytan aleyhi le'ne(Allah'ın la'neti üzerine olsun) dedi; ya rabbi bu Eyyüb kulunun malı çocuğu çoktur ondan sana ibadet ediyor.
Rabbimde onu imtihana tabi tuttu;
Dünyada ki bütün hastalıklara ma'ruz kaldı, çocuklarını kayb etti,bütün mallarını kayb etti, Ama isyan etmedi. Halinden şikayetçi olmadı. Bir gün Eşi Rahime hatun sen peygamber'sin Rabbine dua et,bu hastalıkları senden alsın dedi,
Hz.Eyyüb aleyhisselam; " yirmi yıl sağlıklı yaşadım, yirmi yılda hastalık,sıkıntı ile geçsin ki Rabbimden şifa istemeye yüzüm olsun"dedi.
En son ibadet etmeye güçü kalmayınca sedece ibadet etmek için güç istedi Rabbinden, Enbiya süresinde geçen şu duayı yaptı;
Eyyûb’u da hatırla. Hani o Rabbine, “Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin” diye niyaz etmişti.
(Enbiya.83)
Rabbim şu cevabı verdi;
Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.
(Enbiya.84. Ayet)
Sonuç olarak mü'min her zaman sıkıntılarla boğuşur ki Ahiret Rahatlığına kavuşsun.
Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:
"Mü'min, mütemadiyen rüzgarın eğici tesirine maruz bir bitkiye benzer. Mü'min, devamlı belalarla başbaşadır. Münafığın misali de çam ağacıdır. Kesilip kaldırılıncaya kadar hiç ırgalanmaz."  
Kaynak:   Buhari, Marda 1, Tirmizi, Emsal 4, (2870), Müslim, Sıfatu  l-Münafıkün 86, (2809)
"Burada mü min, mütemadiyen esen rüzgarın önünde, sağa sola eğilerek kırılmadan dik kalan canlı bir bitkiye benzetiliyor.
Aynî nin kaydına göre mâna şudur: Mü'min Allah'a inanmıştır, hastalık, sağlık, lütuf, musibet gibi hayatın çok çeşitli esintileri onun ana istikametini bozmaz, kulluk vasfını, imanını sarsmaz. Lütuflara mazhar olsa şükreder, müsibetlere mazhar olsa sabreder ve hatta müsibetlerin kazandıracağı ecri düşünerek Rabbine şükür de eder.
Kâfir veya münâfık ise böyle değildir. Allah, onu müsîbetlerle denemek istemez. Ona sıhhat ve dünya işlerinde kolaylık, başarı verir, tâ ki âhireti iyice zorlaşsın. Allah, helâk olmasını dilediği zaman ağır bir ağacın devrilmesi gibi devirir. Şiddetce, elemce çok daha fazla bir azabı tadarak ölür"
 Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: "Mükafatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü ile (orantılıdır).
Allah bir cemaati sevdi mi onları musibete müptela eder. Kim bundan razı olursa Allah da ondan razı olur, kim de razı olmazsa Allah da ondan razı olmaz."
Kaynak:  Tirmizi, Zühd 57, (2398)
 Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: "Mü  min erkek ve kadının nefsinde, çocuğunda, malında bela eksik olmaz. Ta ki hatasız olarak Allah'a kavuşsun."
(Muvatta cenaiz.40)
Selam ve dua ile

İlgili sorular

0 beğenilme 0 beğenilmeme
1 cevap 71 gösterim
0 beğenilme 0 beğenilmeme
1 cevap 38 gösterim
Namaz kategorisinde yusuf sordu
0 beğenilme 0 beğenilmeme
1 cevap 57 gösterim
Diğer kategorisinde misafir sordu
0 beğenilme 0 beğenilmeme
1 cevap 74 gösterim
0 beğenilme 0 beğenilmeme
1 cevap 89 gösterim
Firma Ekle | Seo Tools
...