0 beğenilme 0 beğenilmeme
75 gösterim
Diğer kategorisinde
düzenledi

1 cevap

1 beğenilme 0 beğenilmeme
(407k puan)
düzenledi
 
En İyi Cevap
Kıymetli Kardeşim
MEZHEPLER ARASINDA Ki İHTİLAF(değişik,ayrı görüş)
1. Mezhebler arasında ki, ihtilafların sebepleri, nelerdir?
2. Bir mesele, bir mezhepte vacib iken, diğer mezhebte sünnet, bunun nedeni nelerdir.?
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, bu soruya son derece güzel, ve ikna edeci, bir cevap vermiştir.
Bu cevap sayesinde, bir meseledeki  farklı hükümlerin hepsinin haklı ve doğru olabileceği son derece açık bir şekilde anlaşılmaktadır;
Said'i Nursi hazretleri şöyle der;
-> Eğer, hak bir olur dersen nasıl böyle dört mezhebin,muhtelif hükümlerinin tamamı hak, olabilir.?

El-Cevap; Bir, su beş farklı, mizaç (fıtrat,yaratılış) 'taki hastalara göre, beş farklı hüküm alır, şöyleki, birisine hastalığının mizaçına göre Su ilaçtır.
Demek su içmek tıbben ona vacibtir.
Diğer hastaya zehir gibi zararlıdır.
Demek su içmek tibben ona  haramdır.
Diğer, bir hastaya az zarar verir. Demek, tıbben  ona mekruhtur.  Diğer, bir hastaya ise ne faydalıdır ne zararlıdır. Demek tıbben ona mubahtır.
İşte hak,(su) burda farklılaştı;
Su bir iken beş hastaya göre beş farklı hükme sebeb oldu.
Birine Vacib,
Diğerine Haram,
Bir diğerine; Mekruh
Diğerine; Sünnet
Bir diğerine; Mubah oldu.
Şimdi sen su, ilaçtır vacibtir. Başka hükmü yoktur. Diyebilirmisin!

Elbette, diyemezsin zira suyun hükmü hastalara ve mizaçlara göre, farklılaşmaktadır.
Aynen bunun gibi din ve şeriatın her bir hükmü insanlar içün bir a'bı hayattır.
Misalimizde ki suyumuzun, hükmünün beş ayrı mizaca göre beş farklı hüküm alması gibi, İlahi hükümlerde Mezheblere, tabii olanlara göre değişir. Bir hüküm birine vacib olurken,diğerine Mekruh ve Sünnet diğerine Haram, Mubah, olması gibidir.
Bunu inkar etmek misalimizde ki suyun bütün hastalara göre, hükmünün tek olması gerektiğini idda etmek gibi bir safsatadır.
Bunu inkar etmek, her insanın aynı fıtratta olduğunu kabul etmek gibi bir şeydir.  
İşte mezhep imamları tıpkı bir Doktor gibi, bulundukları coğrafyadaki insanların mizaçlarına göre hükümleri kur'an ve sünnetten çıkarmışlardır.

Mezhebler arasındaki ihtilafı neden anlamıyoruz?

El-Cevab ;
Kişinin, Allah'ın kelamı ile beşer kelamını birbirine karıştırmadır.
Yani, Beşer kelamı bir iki manaya geldiğinden dolayı, Allah'ın kelamını böyle bir kelam zannetmekte, ihtilafı o zayıf aklına sıvıştıramamaktadır.
Halbuki, kelam-ı ezeli içinde hadsiz (sınırsız) manaları barındırmaktadır.
Adete kur'an kelimeleri birer deniz olup, içinde hadsiz manayı saklamaktadır. Her bir müctehidde O kelime ve Ayetlerden farklı manalar çıkarmakta farklı neticelere ulaşmaktadır.
Dolayısıyla ihtilafın olmamasını istemek ve tek bir mezhebin olmasını taleb etmek, Allah'ın ezeli kelamının, insan sözü gibi sadece birkaç manaya gelmesini arzu etmek ve ezeli kelamın mahiyetinden gaflet etmektir.
O halde düzeltilmesi gereken ilk iş; Allah'ın ezeli kelamının mahiyetini öğrenmek ve bu kelamı beşer kelamına kıyas etmemektir.
Yine Bir meselede sadece tek bir görüşün olmasını istemek, islamın evrenselliğini anlayamamaktan ötürüdür. Zira fıtratları, yaşam koşulları, örfleri vs. Farklı olan insanların Fur'uat denilen ayrıntıya ait meselelerde aynı hükme tabi olması mümkün değildir. O halde ihtilaf( farklı olması) evrenselliğin zaruri bir neticesidir. Ve rahmettir.
Yine Bir meselede sadece tek bir görüşün olmasını istemek;
"Dinde zorluk yoktur" Hükmünü tersine çevirmeyi taleb etmek demektir.
Zira bir meselede tek bir hüküm olsaydı; islamı yaşamak,insanlar içün çok zor olurdu.
Mesela Hanefi mezhebinde; kadına değmek, abdesti bozmazken, Şafii Mezhebinde bozmaktadır.
Hac ve umre vazifesinde  tavaf ve sa'y abdestli, yapılması zorunlu olduğundan Şafii Mezhebine, mensup hacılar bu ibadetlerde hanefi mezhebini taklit ederek abdest almakta ve yanlışlıkla bir kadına dokunduğunda abdesti, bozulmamaktadır.
Eğer tek bir hüküm olup abdestli olarak kadına dokunmak abdestti bozsaydı. Hac ve ümre vazifesi ancak zor şartlarla eda edile bilinirdi.
Yine başka bi meselede Kan Hanefi mezhebinde Abdestti bozarken Şafii mezhebinde bozmamaktadır.
Yarası kanayan veya ameliyat olan bir Hanefi  bu hali geçinceye kadar zarüret halinde Şafii mezhebini taklid ederek bu (şafii) mezhebinin şartlarına uygun olarak abdest alır, Bu abdestle namazını kılar. Akan kan Abdestini bozmaz.
Eğer bu mesele hakkında tek bir hüküm olsaydı, kaza geçirenler, ameliyat olanlar için namaz kılmak çok zor olacak. Ve belki kişi namazdan uzaklaşacak tı.
Demek ki ihtilaf; "Dinde zorluk yoktur" hakikatinin zaruri bir neticesidir.
İhtilaf, Peygamberimizin farklı uygulamalarının bir neticesidir.
Peygamber Efendimiz Sallallahü aleyhi vesellem; Namazın kılınış şekli dahil olmak üzere, bi meselede bir çok farklı uygulamalar yapmış, mezhep imamı bu uygulamalardan bi tanesini almış.
Zaten peygamberimizin farklı uygulamalar yapmadığı, hakkında tek bir nas bulunan kunularda ihtilaf olmamıştır.
Demek; İhtilaf, Peygamberimizin farklı uygulamalarının bir neticesidir.

Selam ve dua ile
Firma Ekle | Seo Tools
...