0 beğenilme 0 beğenilmeme
57 gösterim
Diğer kategorisinde
Oy kullanmak caiz mi helede bu devirde artık hepsi din üzerinden iş yapıyor ?

2 Cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
(407k puan)
seçti
 
En İyi Cevap
Kıymetli Kardeşim!

Bir Müslümanın günümüz şartlarında oy kullanırken Neyi Gaye edilmesi ve hangi doğrultuda hareket etmesi gerekir.
Her şeyden önce oy vermeyi iki şekilde düşünebiliriz.
1. Seçmiş olduğunuz şahsı veya sistemin.Külli veçhin (her yönden)her şeyle benimseyerek benim adıma iş yapmaları konusunda onlara her yönüyle yetki veriyorum ve her yaptıklarınıda, ben yapmış olarak kabul ediyorum. Tarzında bir oy verme;böyle bir oy verme günümüz şartlarında caiz olmayan ve insanın Hatta akidesine zarar veren bir sistemdir.Zira şu bir gerçektir ki şu andaki siyasi partilerin hiçbiri İslam'ı Gaye edinmiş İslam şeriatına hâkim etme diye bir Tüzükleri olamaz. Çünkü buna zaten müsait değiller öyle bir şey olsa seçime giremezler. Dolayısıyla hiçbiri İslami getirecek şeklinde bir algı kabul etmemiz doğru değil,bunun için şu veya bu partiye oy vermeye eğer biz onu tamamıyla her şeyini benimseyerek veriyoruz şeklinde olursa bu itikadi bir problemdir. Çünkü bu sistemi asla benimseyemeyiz;dinimiz bundan dolayı bize müsaade vermez.. Bunun haricindeki beşeri hukuku benimsemek Allah muhafaza insanı küfre girmesine sebeptir.
2. Peki, nedir bizim günümüz sisteminde oy vermemizde ki, gaye ehvenişerreyn.(Zararı en az olan) Ne demek ehvenuşşerreyn: Önümüzde birçok şık var Bunlardan bir tanesi illaki bizi idare edecek illaki bir tanesi aktif olarak başımızda vazife yapacak, bu durumda bunlardan hangisinin zararı bize az olur. Bize derken şahıs olarak değil dinimizde hangisinin zararı az olur. Dolaylı yoldan zararı az olanın faydası olur manası düşünecektir. Ve bu şekilde ehvenişerreyn dediğimiz iki şer den Hangisi ehven(hayırlı) ise ona vermek demek.
Peki, o vermiş olduğun kişinin birçok şerleri olabilir. Yapmış olduğu birçok icraat olabilir. Bu icraatalar, İslam'ın kabul etmediği icraatlar olabilir. İşte Efendim şunu serbest bıraktı bunu serbest bıraktı zaten Siz Eğer onu seçerken her yaptığına tekeffür(inkar) ederek seçiyor iseniz bunun itikadi problem olduğunu Yukarıda belirttik. Bu niyetle seçim yapamazsınız.
Niyetiniz şu olmalı;
Belki bunun zararı Müslümanlara daha az olacak, Bunun faydası Müslümanlara daha fazla olacak şeklinde düşüneceksiniz. Dolayısıyla yaptıklarından Siz mükellef değilsiniz.
Ama burada seçimi yaparken meseleyi irdelerken tamamı ile ehvenişerreyn dediğimiz iki şerr var. iki şerr’in illaki ikisinden biri bana dokunacaktır. Böyle bir durumda ben bunlardan hangisi ehven ise onu tercih etmekte mükellefim.
Bazıları da şöyle bir söylem yapar; Efendim iki şerr'den bi şerri seçme farz olmaz Dolayısıyla ben hiçbirini seçmiyorum. Bu da yanlış bir söylemdir. Çünkü fıkha baktığımız zaman bunun misalini çoğaltabiliriz. iki şerr ’den en ehvenini seçmek yerine göre farz olur. Yerine göre gerekli olur. Bundan Kaçış mümkün olmaması durumunda.
 Çünkü senin onlardan bir tanesini tercih etmemen en şerlisinin gelmesine vesile olacak ise, bu sefer senin tercih etmemen, Bir nevi tercih olacaktır. O yüzden Burada şu parti bu parti Hiçbir önemi yoktur. Çünkü bunların hiçbiri hakiki manada tüzükleri din islam değildir. Olamaz.
Çünkü buna tüzük müsait değil tabii biz başta olanlarının itikadını sorgulamıyoruz yani onlar Müslüman  değildir,diyemiyoruz. Hüsnü zannımızca(iyi düşüncemiz)  olanların Müslüman olduğuna kanaat getiriyoruz. Ama en azından sistem İslam sistemi olmaması sebebiyle burada oy verirken bakmamız gereken, üzerine basarak söylüyorum hangisinin şerri daha az, Hangisinin faydası Müslümanlara daha fazla. Bu doğrultuda hareket etmekte Müslümanlar olarak mükellefiz bunu söylüyoruz.
Ondan sonra gelen Parti bizim kanaatimiz'e göre bize zararı daha az olacak Bize faydası daha az olacak, Ama bunun yanı sıra yapmış olduğu bazı icraatlar İslam'a aykırı Biz onları zaten bu manada Tasvip etmemiştik bu manada kabul etmemiştik ki onlardan bir mecburiyetimiz olsun.!
Selam ve dua ile
0 beğenilme 0 beğenilmeme
(407k puan)
Kiymetli Kardeşim!

Evvela oy kullanmak günah mı? Şirk mi? Sözünden evvel nasıl yaşadığımıza bakmamız icab eder. Bizler ümmet olarak islam çerçevesin de yaşamaya önem ve ehemmiyet göstermemiz lazım.
Bizler ; Nasıl yaşarsanız öyle yönetilirsiniz"hadisini unutuyor.
Birde, Her insan suçu kendinde aramalıdır. Herkes kendinin avukatı olduğu, suçu hep dışarda aradığı müddetçe, müsbet mânâda mesafe katetmek mümkün değildir... İnsanlar, iç âlemlerinde, özlerinde kendilerini değiştirmedikçe, Cenâb-ı Hak onları değiştirmez.(Ra’d, 13/11)
Haccac’a, Hz. Ömer’in adaletinden bahseden şahsa, Haccac’ın verdiği cevap, meselemize vüzuh kazandırması bakımından mühimdir. Haccac, cevabında şöyle demektedir: “Siz Ömer zamanındaki insanlar olsaydınız, hiç şüphesiz ben de Ömer olurdum.
Uyanık olacağız elimize her fırsat geçtiğinde islam'a hizmet için kullanacaz. Ancak bu şekilde islam zafere olaşır.

Oy vermek günah mı şirk mi? Meselesinin İşin iç yüzü şu şekilde;
Siyasi partilere oy vermek, bir millet vekili olarak görev yapmak vs. gibi konular Türkiye Müslümanlar’ı arasında çok tartışılan bir konudur. Sebep ise yönetimde Allah’u Teala’nın dininin geçerli olmaması, dinin devletten ayrı olmasıdır. Tartışmanın temelini de kendilerine delil olarak aldıkları şu ayetlere dayandırırlar.
“Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafir olanlardır.” (5/44)
“Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim olanlardır.” (5/45)
 Bu konuyu ilimsiz ve derinlemesine ele almadan, sosyal ve kültürel teşhis yapmadan, sadece “işte ayetler, oy vermek, parlamentoya girmek şirktir” diyerek geçiştirmek doğru değildir.
Müslümanlara zulmederek bastırmak suretiyle başa geçen Suud kraliyetinden Türkiye’ye gelen İngiliz güdümlü vehhabiler “oy vermek şirktir” diyerek ortaya atılmaktadırlar. Maksat fitne çıkarmak, Müslümanları bölmek ve zayıflatmaktır.
 Bu vehhabilerin dışında ülkemizde de Tevhid adına faaliyet gösterip, millet vekili olunmasına ve oy verilmesine karşı çıkanlar da vardır. Bunlar iki guruba ayrılıyorlar. Bunlardan birincisi oy vermezler ama verenlere de karışmazlar. İkinci gurup ise vekil olanları ve onlara oy verenleri müşrik ilan ederler.
 “Bu Peygamberimizin yöntemi değildir” diyerek Oy vermeyip, oy verenlere de saygı gösterenlere diyecek sözümüz yoktur. Ancak Müslümanları “müşrik” olarak yaftalayanlara bu konuda birkaç meseleyi hatırlatmayı zaruri görüyoruz…
ŞİRK DÜZENİNİN VEZİRİ YUSUF ALEYHİSSELAM
Evvela Kur’an-ı Kerime bir göz atalım, bakalım Rabbimiz bize ne gibi misaller verecek:
Bildiğiniz gibi Yusuf Aleyhisselam’ın Kur’an-ı Kerimde en güzel kıssa olarak anlatıldığı, kuyuyla başlayan, zindan ile devam eden hikâyesi kralın yanına yerleşmekle devam ediyordu. Özetle kral bir rüya görüyor ve daha önce rüyasını tabir ettiren bir hizmetkâr sayesinde Yusuf Aleyhisselam’a rüyayı tabir ettiriyorlardı. Bu sayede kral Yusuf Aleyhisselam’ı sarayına davet etmiş, zindandan çıkartıyordu.
İşte önemli olan süreç bundan sonra başlıyordu. ŞİMDİ DİKKAT EDİNİZ! Yusuf Aleyhisselam diyor ki:
   “Yûsuf, “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim” dedi.” (Yusuf Suresi 55)
 Bakınız! Yusuf Aleyhisselam kralı, halkı ve yönetimi putperestliğe dayanan bir ülkenin yönetiminde idareci olmak istiyor. Bu Allahu Teala’nın bildirdiği bir gerçektir, ayettir. İnkâr eden kâfir olur.
 Allahu Teala bu ayetten sonrada ne buyuruyor:
   “Böylece Yûsuf’a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.” (Yusuf Suresi 56)
   Bakınız Allahu Teala, Yusuf Peygamberin şirk yönetiminde iktidar sahibi olmasını bir rahmet olarak nitelendiriyor.
DİKKAT!
Ey Müslümanlar bakınız, Yusuf Aleyhisselam’ın yönetim kadrosunda olduğu o ülkede putperest bir şirk düzeni hâkimdir. Halkı da putperest müşriktir. Bu nokta çok önemlidir. Çünkü bir Peygamber ile misal verilen bu ayetler ile sabittir ki, bir kişi şirk düzeninde bile yönetimde olsa o kişi müşrik olarak vasıflanamaz. Tam aksine Allahu Teala’nın beyanıyla bir rahmettir.
Yusuf Aleyhisselam’ın şirk düzeninde yönetici olması O’nu müşrik yapmıyorsa bu çağda halkı Müslüman olan bir ülkede yönetici olmak kişiyi neden müşrik yapsın?
Can alıcı soru:
 Yusuf Aleyhisselam’ın o düzende yönetimde olması şirk değil ise tekrar yönetime gelmek istediğinde ona oy vermek, desteklemek neden şirk olsun?
 Ve en önemlisi de şudur: Yusuf Aleyhisselam’ın, şirk düzeninde görev aldığı halde “şirk düzenini” benimsediğini iddia edemezsiniz. O, bu düzende Allah’ın hükümlerini ve kanunlarını uygulamaya çalışmış, Allah’ın dinini bu vasıta ile yaymaya çalışmıştır.
  (Bazıları bu konuya “Peygamberimize Müşrikler tarafından yönetim teklif edildi kabul etmedi” diyebilir. Evet, yöneticilik teklif edildi ama davasını bırakmak şartıyla. Putçuluğa dokunmaması şartıyla. Bunu Peygamberimizin verdiği cevaptan anlıyoruz. Bir elime güneşi bir elime ayı koysanız bu davadan vazgeçmem” Dolayısıyla bu iddia da yersizdir)
AHKÂM AYETLERİ MEDİNE’DE GELDİ
   Değerli kardeşlerimiz, İslam’ın peyderpey geldiği günlere baktığımızda, önümüze iki safha çıkıyor. Mekke ve Medine devri.
   Mekke devrinde Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e inen ayetlere baktığımız zaman ise hepsinin akaid ile ilgili olan, tağutu ve putçuluğu reddeden, tevhid inancını gönüllere nakşeden ayetler olduğunu görürüz.
   Müslümanlar Medine’ye hicret ettikten ve İslam devleti teşekkül ettikten sonra ise ahkâm ayetlerinin indiğini görmekteyiz.
   Demek ki, Mekke’de gönüller ve zihinler önce put ve putçuluktan temizlendi sonra İslam Devleti meydana gelince Allah’ın hükmü ile hükmetmek farz oldu.
 
NE ÇIKIYOR?
1- Müslümanlar, şirk düzeninde Müslümanlar için hayırlı işler yapmak, Müslümanların lehine çalışmak ve hatta Allah’ın kanunlarını geçerli kılmak için devlet işlerinde parti kurarak da olsa faaliyet içerisine girebilirler.
2- Müslümanlar, böyle bir düzende İslam için hayırlı gördükleri partilere destek verebilir, oy kullanabilirler.
3- Böyle bir düzende Müslümanlar, İslam’ın devlete yüklediği sorumlulukları icra edemediklerinden, Allah’ın hakimiyetinin kurulmasını istemeli ve bunun yanında insanları şuurlandırmalıdırlar. Bunun için var güçleri ile çalışmalıdırlar.
4- Böyle bir düzende öncelikle putların ve putçuluğun insanların zihninden ve sonra devlet yönetiminden yıkılması gerekmektedir.
OY VERMEMEK NEYE YARAR!
Müslümanlar olarak bu konuda aynı görüşte olsak ve Müslümanların lehine çalışacak bir parti olduğu halde destek vermesek, oy vermesek ne olacak?
Din düşmanları her zaman olduğu gibi sandığa gidecek ve partilerini daha güçlü bir şekilde iktidara getirecekler. Seçimin geçerli olabilmesi için bir katılım oranı yoktur. Katılım yüzde otuz da olsa seçim kabul edilir ve o parti başa gelir. İlk yapacağı şey Müslümanların dinine, eğitimine, ahlakına, namazına, ezanına müdahale etmek olacaktır.
   Ne olmuş oldu? Oy vermemek ve İslam’a hizmet edeceğine inandığımız partiyi desteklemememiz sonucunda ortalık din düşmanlarına kaldı.
   Halbuki o partiye destek verilmiş olsaydı iktidara gelemese bile şer işlerde iktidara karşı çıkar ve takoz olurdu. Bizim tepkimizi onlar dile getirirdi.
 -Yani sistem değişmedikten sonra, biz partiye destek versek de vermesek de bu seçimler yapılıyor ve partiler seçiliyor ve bizler ister istemez o iktidarın otoritesi altına giriyoruz. Din devlete karışamadığı halde o parti, devleti kullanarak pek ala dine karışabiliyor ve Müslümanlar nice sıkıntılara maruz kalıyor.
 >Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz.” (Enfal 60)
İÇKİYİ YASAKLAYAN BELEDİYE
   Misal olarak Refah Partisi’nin Sultanbeyli Beylideyesi’ni verebiliriz. Belediye’de içki içilmesini yasaklamıştı. Hükümet tüm yurtta kumarı yasaklamıştı. Yani ellerinden geldiği kadar hayırlı işler yapmışlar, mecliste oldukları müddet içinde bir çok şerli işe de engel olmuşlardı.
   Yani Yusuf Alaeyhisselam gibi şirk düzeninde Allah’ın dinine hizmet etmeye çalışıyorlardı. Mevcut hükümetin de Müslümanlara geniş hizmet alanı sağlaması gibi bazı hayırları mevcuttur…

PARTİYE OY VERDİK BİTTİ Mİ?
 Müslümanların en büyük sorunu “oy verdik, onlar gereğini yaparlar” diyerek gaflete düşmesidir. Halbuki “İslam’a en az zararı olacağına” inanarak oy verilen oluşum, oy verenler tarafından devamlı denetlenmeli ve sorgulanmalı, hayırlı işlerde destek olunduğu gibi zararlı işlerde hesap sorulmalı, tepki verilmelidir.
Bu yolda yürüyen partiler de kimler ile çalıştıklarına, kimleri göreve getirdiğine dikkat etmeli, İslam düşmanlarını “vitrin süslemek” adına göreve getirmemelidir.
Yani bu konuda hem partiler, hem oy verenler şuurlu olursa Allah’ın izniyle İslam için büyük hizmetler verilebilecek, çok yol kat edilebilecektir.
En iyisini Allah’u Teala bilir…
Selam ve dua ile

İlgili sorular

0 beğenilme 0 beğenilmeme
1 cevap 44 gösterim
Diğer kategorisinde misafir sordu
0 beğenilme 0 beğenilmeme
1 cevap 33 gösterim
0 beğenilme 0 beğenilmeme
1 cevap 47 gösterim
1 beğenilme 0 beğenilmeme
1 cevap 40 gösterim
0 beğenilme 0 beğenilmeme
1 cevap 48 gösterim
İman ve İslam kategorisinde misafir sordu
Firma Ekle | Seo Tools
...